Aynadan Psikolojik Daniimanlik Merkezi
  • Anasayfa
  • Biz Kimiz
  • Kadromuz
  • Hizmetlerimiz
  • Psikolojik Testler
  • Eğitimlerimiz
    • Kardeş Kabulü
    • Televizyon ve Çocuk Psikolojisi
  • Online Terapi
  • İletişim
Aynadan Psikolojik Daniimanlik Merkezi Sorun CevaplayalimFacebook'ta Paylas
Anasayfa Psikoloji

Psikoloji

Psikoloji bilimi, başlangıçta; fiziksel ve biyolojik bilimlerin tamamlayıcısı durumundaydı.Daha sonra bilinç altında cereyan eden olayların araştırılması gerektiğini düşünüldü.Bilinç düzeyindeki zihni olayların bile objektif olarak gözlenemediğini bu sebeple psikolojinin, gözlenebilir davranışı incelemesi gerektiği üzerinde ısrar ettiler. Araştırmacılar arasındaki bu farklı yaklaşımlardan sonra bugün en fazla kabul edilen anlamıyla psikoloji “İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen ve zihinsel süreçleri araştıran bir bilim” olarak tanımlanmaktadır. Daha geniş anlamda açıklanacak olursa psikoloji, hayatımızın hemen her yönü ile ilgili soru ve problemlere cevap aramaya çalışan bir bilimdir denilebilir.

Psikolojide bireysel farklılıkların gözardı edilmemesi hususu çok önemli bir unsurdur. Yani bütün bireyler birbirinden farklı karaktere sahiptirler öyleyse davranışlar incelenirken bu farklılıklara göre hareket edilmelidir.

PSİKOLOJİK AKIMLAR VE YAKLAŞIM TARZLARI

Davranışsal yaklaşım: 1990’lü yılların başlarında Amerikalı psikolog John Watson tarafından ileriye sürülen bu görüşe göre; Psikolog, bireyi, onun davranışlarına bakmak suretiyle inceler.

Geştalt Yaklaşımı: 1912’de Max Wertheimer tarafından ilk defa ortaya atılan bu görüşe göre. “Bütün, onu oluşturan parçaların ilişkisinden ortaya çıkar” örneğin bir beste dinlenirken tek tek o besteyi oluşturan notaların sesleri değil, onların biraraya gelerek düzenledikleri bütün algılanır.

Psikanalitik Yaklaşım:  Avrupa’da Sigmund Freud tarafından ortaya atılan bu görüşe göre: Davranışlarımızın çoğu bilinç dışı süreçlerden kaynaklanıyor Bilinç dışı süreçlerden kasıt korku, arzu gibi insanın farkında olmadığı fakat sonucunda davranışı etkileyen süreçlerdir. Freud, bir çok dürtülerin çocukluk boyunca aile ve toplum tarafından yasaklandığına inanırdı. Yine kendisine göre bunların hepsi doğuştan gelen, insanın doğasında bulunan güdülerdir. Bunları yasaklamakla, bilinç dışına itip davranışları buradan etkilemelerine sebep olmaktayız.

Psikolojide Kullanılan Metodlar:

Psikolojide insan ve hayvan davranışlarını inceleyebilmek için en fazla kullanılan metodları bir kaç sınıfta gruplandırmak mümkündür: Deneysel metod’da, bir denek grubu üzerinde yapılan deneyin neticeleri saptanır ve genelleme yoluyla tekrar edilebilir hale getirilerek davranışlar incelenir.

MOTİVASYON

İnsanoğlu öğrenir, hatırlar, düşünür ihtiyaç duyar ve ister. Acıktığında yiyecek ihtiyacını, susadığında su ihtiyacını, başkaları tarafından kabul görme ihtiyacını, başarılı olma ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçer ve bu hedeflerine ulaşmak için davranışlarda bulunur. Psikolojide istekler ve ihtiyaçlar motivasyon başlığı adı altında toplanırlar. Motivasyon(güdüleme),genel anlamda, insan organizmasını davranışa iten, bu davranışların şiddet ve enerji düzeyini tayin etmeyi, davranışlara belirli bir yön vermeyi ve bunun devamını sağlayan çeşitli iç ve dış sebepleri ve bunların işleyiş mekanizmalarını kapsar.

Motivasyonda Teorik Yaklaşımlar:

Motivasyon konusunda en önemli görüşlerin başında Mc Dougall, Freud ve Maslov ‘un fikirleri gelir.

İçgüdü terimini ilk kullanan kişi Mc Dougall bütün düşünce ve davranışlarımızın; öğrenme ve yaşantılarla yönetilişi değiştirilebilir olan bir grup kalıtsal içgüdünün sonucu olduğunu savunuyordu. İçgüdü teorisine göre insan, hedef ve amaçlarını seçen bir varlık olmayıp, davranışı tayin eden veya onu motive eden içgüdüsel güçlerin -ki Mc Dougall 18 içgüdü sayıyordu- elindeydi.

Freud’da insan davranışının tayin edilmesinde iki temel, ama bilinç altında işleyen, kuvvetli bir motivasyonel gücün varlığını savunuyordu. Bu güçlerden biri cinsel davranışı idare eden hayat içgüdüleri diğeri ise saldırganlık hareketlerin temelini oluşturan ölüm içgüdüleridir. Her iki grup içgüdü de bilinç altında işlediği için bireyin hareketlerinin hedefi ve hareketleri seçme sebebi hareketin gerçek olan sebebinden ve hedefinden bağımsızdır ve aralarında hiçbir ilişki bulunmamaktadır.

Maslov, motifleri mertebeli bir düzen içerisinde düşünmüştür. Mertebenin en altında doğuştan gelen biyolojik dürtüler, en üstünde kendini gerçekleştirme ihtiyacı yer alır. Maslov’a göre temeldeki bir motivin ihtiyaçları giderilmeden üst seviyedeki güdüler insanı etkileyemez. Aç bir insan genelde karnını doyurmadan emniyetine dikkat etmez, kendini gerçekleştirme ortada bile olamaz.

Açlık, susuzluk, analık davranışı, merak motivi ve cinsel motivler insanları motive eden en önemli belli başlı güdülerdir.

HEYECANLAR

Motivler ve heyecanlar birbirleriyle çok yakından ilişkili olmasına rağmen, şu yönleriyle birbirlerinden ayrılırlar: Heyecanlar genellikle dış olaylarla canlanır ve tepkiker bu olaylara yapılır. Motivler ise bunun tersine iç olaylarla canlandırılır ve doğal olarak yiyecek, su veya eş gibi çevrede bulunan özel nesnelere yönlendirilir. Ayrıca motivler genellikle özel bir ihtiyaçtan çıkarken heyecanlar çok çeşitli uyaranlar tarafından çıkartılabilmektedir.

Heyecan halinin uyanması, canlanması esnasında meydana gelen fizyolojik değişiklerin hemen hepsi bedenimizi acilen gerekecek bir hareket için hazır tutan otonom sinir sisteminin sempatik kısmının canlanması sonucudur.

Her heyecansal halin sonucunda organizma bazen canlı ve atik hale girerken bazen de durgunlaşıp uyuşuk hale girebilmekte veya saldırgan bir davranışta bulunabilmektedir.

DÜŞÜNME VE PROBLEM ÇÖZME

Düşünme bir zamanlar basit olarak; olayların içsel görünümü, takdimi olarak tarif ediliyordu. Buna göre doğru cevabın (yani tepkinin) talep edildiği bir stuasyondan dış çevreden ilgili ip uçlarının sağlanamadığı bu sebeple de, organizmanın kendisi tarafından ip uçlarının sağlanması gerektiği anlarda davranışın meydana getirdiği herhangi bir stuasyondan düşünmenin ortaya çıktığı ifade edilir. Öyleyse düşünmeyi, “problem çözme kapasitesi” olarak tarif edebiliriz.

BÜYÜME, GELİŞME, OLGUNLAŞMA

Organizma ile onun çevresi arasındaki davranışsal işlemler, değişen çevresel uyarılmanın ve büyüme ile yaşlanmaya ait biyolojik süreçlerin kontrolü altında durmaksızın şekil değiştirir. Çevrenin sebep olduğu değişikliklere öğrenme, büyüme; yaşlanmanın sebep olduğu değişikliklere ise olgunlaşma adı verilir.

Büyüme, bir özelliğin miktarındaki azar azar artışlardır. (Boyun uzaması, kalbin, beynin ağırlığının artması vs.) Sonuçta yaş ilerledikçe değişmez bir sıra takip eden davranışsal değişimlere “gelişimseldir” diyebiliriz.

ZEKA

Hangi konuda olursa olsun uygun bir mevkiye uygun kişileri yerleştirebilmek önemli bir husustur. İçte bu uygunluk zihinsel testler ile sağlanabilir.

Zihinsel testler çok çeşitlidir. Bazıları “Başarı testleridir.”. (Kişinin belli bir sahada şimdiki bilgi ve yeterliliği çerçevesinde şuan ne yapabildiğini ölçmeye çalışan testler.) Diğerleri yetenek testleridir. (Kişinin uygun eğitim ve motivasyon ile daha sonra neler yapabileceğini ölçmeye çalışan testler.)

Zihinsel testlerde aranan en önemli husus, testin güvenirli ve geçerli olmasıdır.

Bir testin güvenirliliği çok yüksek bile olsa geçerli bir test olmayabilir. Oysa geçerli olan bir test güvenirli olmak zorundadır.

ŞAHSİYET

Şahsiyet, bir kişinin veya kişilerin girdikleri davranışların yapısal ve dinamik özelliklerini gösterir. Şahsiyet hakkında başta Freud olmak üzere birçok kişinin yaklaşımları vardır. Fakat daha önceki bölümlerde bu yaklaşımlara yer yer değindiğimiz için tekrarını yazmaya lüzum yoktur.

ANORMAL DAVRANIŞLAR

Araştırmacılar, çalışmaları neticesinde akıl sağlığı ile akıl bozukluğunu kesin çizgilerle birbirinden ayırdetmişlerdir. İşte araştırmacıların, normal şahısların anormal şahıslardan daha büyük ölçülerde sahip olduklarını öne sürdükleri kriterler:

n    Yeterli bir gerçeklik algısına sahip olmaları.

n    Benliklerine dair bilgilerin farkında olmaları.

n    Davranışı istemli olarak kontrol etme kabiliyetine sahip olmaları.

n    Kendilerinden hoşnut olmaları, çevrelerince kabul edilmeleri.

n    Duygusal ilişkiler kurabilme kabiliyetleri daha çoktur.

n    Üretkendirler.

Akıl Bozuklukları:

Belli başlı akıl bozukluklarından en önemlilerini şöyle sıralamak mümkündür:

n    Kaygı ile ilgili bozukluklar (yaygınlaşmış kaygı bozukluğu, fobik bozukluklar vs.)

n    Bedende görülen bozukluklar (konversiyon bozukluğu, psikojenik ağrı bozukları vs)

n    Psikozlar (En önemlisi hastane bakımı gerektiren bir tür akıl hastalığı olan Şizofrenidir)

n    Madde kullanım bozuklukları (Uyuşturucu, narkotik gibi merkezi sinir sistemini etkileyen maddelerin kullanımı sonucu görülen hastalıklardır)

n    Kişilik bozuklukları (Kişiyi her yönüyle derinlemesine etkileyen bozukluklar)

Akıl bozukluklarının fiziksel veya biyolojik anlamdan çok psikolojik

anlamda tedavisine “psikoterapi” diyoruz. Kullanılan başlıca psikoterapi yöntemleri; Psikanaliz, Davranışçı Terapi, İnsancıl Terapi, Grup Terapi, Esnek Yaklaşım ve Biyolojik Tedavi yaklaşımlarıdır.

SOSYAL DAVRANIŞ

Sosyal psikoloji, bizim sosyal çevremizde nasıl düşünüp, hissedip ve hareket ettiğimizi ve aynı şekilde sosyal çevremizin bizim düşünce his ve hareketlerimizi nasıl etkileyeceğini inceleyen bir sahadır. Diğer insanların davranışlarını ve motivlerini nasıl algılar ve yorumlarız? Tutumlarımız ve inançlarımız nasıl şekillenir, nasıl etkilenir ve nasıl değişir? Sorularına cevap arar.

Tutum: Bugün genel olarak kabul edilen tarife göre tutum, bir kişiye atfedilen ve onun psikolojik obje ile ilgili kognisyon, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan bir eğitimdir.

Tutum değişiminde potansiyel rolü olan iki tip süreç vardır. Bunlardan biri “tutuma zıt bir davranışta bulunmak” ikincisi ise “ikna edici bir iletişime maruz kalmaktır.”

  • Aile Danışmanlığı
  • Stres
  • Yetişkin Psikolojisi – Yetişkin Terapisi
  • Psikolojik Danışmanlık
  • Çocuk Psikolojisi
  • Psikiyatrist
  • Psikoloji
  • Psikolog
  • Psikolojik Testler
  • Sınav Kaygısı
  • Ergen Psikolojisi
  • Öğrenci Koçluğu
  • Grupla Psikolojik danışmanlık
  • Bireysel Psikolojik danışmanlık
  • Dikkat Eksikliği
  • Hiperaktivite
  • Panik Atak
  • Kekemelik

Etiketler

aile aile psikolojisi aile ve birey aynadan danışmanlık aynadan danışmanlık uzmanlarımız AİLE PSİKOLOJİSİNİN TANIMI bireysel danışmanlık biz kimiz danışman eğitimler psikolojik psikolojik danışman psikolojik danışmanlık psikolojik danışmanlık eğitimleri psikolojik danışmanlık kadromuz psikolojik danışmanlık merkezi psikolojik destek psikolojik eğitimler yetişkin yetişkin psikolojisi yetişkin terapisi çocuk çocuk psikiyatrist çocuk psikolojisi çocuk psikoloğu
Tum Haklari Saklidir Psikolojik Danismanlik Merkezi| tasarim ve Seo Look Ajans
film izle

Uzmana Danışın



Aynadan Danismanlik